Johann W. Von Goethe – Genç Werther’in acıları – Alıntılar

 

Kimine göre aşığın- bana göre bir psikopatın, arkadaşı ile arasında geçen mektuplaşmaların sunulduğu bir kitap var karşımızda.

Sahip olamadığı aşkı yüzünden en güzel şeyleri bile büyük bir acıyla anlatan Werther’in duygu dolu dili, ulaşamamanın verdiği çaresizlik, bu çaresizliğin getirdiği duygu bunaltısı ve kötü bir son.

Almanya’da birçok kişinin intihar etmesine neden olan ve bir dönem toplatılan bu kitabı Goethe daha 25 yaşındayken yazıyor. Biz de yeni okuyoruz. Kitaptaki bazı alıntıları sizlerle paylaşmak istedim.

Bu alıntılar arasında beni en çok sonuncusu etkiledi. Bakalım sizde de bir etki bırakacak mı?

Birçok kişi ile tanıştım, ama henüz arkadaş edinemedim. İnsanlara neyimin çekici geldiğini anlamıyorum. Birçok insan benden hoşlanıyor ve peşimi bırakmıyor; böyle olunca da yollarımızın ancak kısa bir süre için yan yana gitmesinden ötürü onlara yazık oluyor. Eğer buradaki insanların nasıl olduklarını merak ediyorsan, sana şunu söylemem gerekiyor: Her yerdeki gibiler! İnsan soyu tek kalıptan çıkmadır. Çoğu, yaşayabilmek için günlerinin büyük bir bölümünü çalışarak geçirir ve özgürlük olarak arta kalan zaman onları o kadar kaygılandırır ki, ondan kurtulmak için denemedik şey bırakmazlar. Ey insanın alınyazısı!

Her şeye rağmen, anlaşılmamak, bizim gibilerin yazgısı.

Ama kendinden hoşnut olan başka insanlar da vardır: Alçakça işlerini, hatta sözde tutkularını, görkemli başlıklar altında sunup bunları insanlığı esenliğe kavuşturacak dev tasarılar olarak bütün insan soyunun borç hanesine yazanlar da mutludur.

Diyorum ki sana, sevgili dostum, aklımın karmakarışık olduğu bir anda, varoluşunun dar çerçevesinde mutlu bir kaygısızlık içinde yaşamını devam ettiren, günü gününe başının çaresine bakan, yaprakların ağaçlardan döküldüğünü görünce kışın geldiğinden başka bir şey düşünmeyen bu türden bir varlıkla karşılaşmak tüm karmaşayı dindiriveriyor.

Mutlu edemediğimiz insanların mutlu olduklarını görüyoruz ve buna dayanamıyoruz.

Fosforlu taşların güneşe bırakıldıklarında ışınları topladığı ve geceleri bir süre ışıdıkları söylenir. Delikanlı (yanında çalışan eleman) da benim için tıpkı öyleydi. Lotte’nin gözleri onun yüzünde, yanaklarında, ceket düğmelerinde ve paltosunun yakasında gezinmişti ve bunun yarattığı duygu, delikanlının her şeyini benim için değerli ve kutsal bir hale getiriyordu! Bin talere değişmezdim onu.

Evet sevgili Lotte, bana verdiğiniz  bütün işleri yerine getireceğim; yeter ki bana daha çok iş verin, mümkün olduğu kadar sık. Yalnızca şunu rica ediyorum: Bana yazıp gönderdiğiniz notlara mürekkebi kurutmak için kum dökmeyin. Bugün kağıdı aceleyle dudaklarıma götürdüm ve dişlerim kum oldu.

İnsanı gerekli kılan tek şey sevgidir kuşkusuz.

… yaşamın çiçekleri yalnızca görünüştür ve bundan şikayetim de yok! Bu çiçeklerin çoğu hiçbir iz bırakmadan gelip geçer, pek azı meyve verir, bu meyvelerden de pek azı olgunlaşır! Buna rağmen yeterince meyve vardır;…

Sahip olduğum o kadar çok şey var, ama Lotte için duyduklarım, sahip olduğum her şeyi yutuyor; sahip olduğum o kadar çok şey var, ama onsuz her şey bir hiç.

… – Penceremden uzaktaki tepelere bakıp da sabah güneşinin sisi delip sessiz bayırları aydınlattığını ve yavaş yavaş akan ırmağın, yapraklarını dökmüş salkımsöğütlerin arasında bana doğru kıvrıldığını gördüğümde, ah, bu görkemli doğa, yalnızca cansız bir yağlıboya tablo misali karşımda durduğunda ve doğanın bütün bu o güzellikleri mutluluğun tek bir damlası bile beynime yükseltemediğinde, benim gibi bir herif, kurumuş bir çeşme gibi, delik bir kova gibi öyleyece kalakaldığında Tanrı’nın karşısında, o zaman işte, kendimi kaç kez yerlere atıp tunç rengi gökyüzünün altındaki toprağın susuzluk çektiğini gören ve yağmur için yalvaran bir çiftçi gibi, bana gözyaşları bağışlasın diye Tanrı’ya yalvardım.

Sizin de önemli önemli bulduğunuz noktalar varsa lütfen buradan yazın. Listeye ekleyeyim.

Sitedeki hatadan dolayı maalesef yukarıdaki başlık alıntı olarak görünüyor.

 

 

Bültene kayıt ol. Hiçbir güncellemeyi kaçırma!

Sizleri önemli güncellemelerden haberdar edebilmem için lütfen bültene kayıt olun!

Kayıt başarılı! Teşekkürler :)

Bir şeyler yanlış gitti.

Selam ben Burak Kara, 28 yaşındayım. Ege Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümünden mezun oldum. Boş vakitlerimde her ne kadar sitelerle ilgilenmek istesem de bu fırsata ancak 2013'te mezuniyetten sonra sahip olabildim. Araştırma, geliştirme ve paylaşma ruhuna sahibim. Amacım inceleme, satış ortaklığı ve SEO üçlüsünü tek bir bünyede toplayıp, bildiklerimin hepsini sizlerle paylaşmaktır.

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?

Bir yorum yazın

 

Sitemde tek bir tane bile rahatsız edici reklam bulunmamaktadır. Reklam engelleme eklentisini pasif hale getirmen beni çok mutlu edecek. Ayrıca sitenin tek gelir kaynağı olan satış ortaklığı linklerinin de düzgün çalışması için bu gerekli. Bu güzel desteğin ve anlayışın için sana çok teşekkür ediyorum.

İnceleCo

Özel inceleCO klübüne katılın!

En kaliteli incelemeler, analizler ve gerçek blog tecrübesi burada!

Satış ortaklığı, trafik arttırma, internet üzerinden gelir elde etme, blog ve site hayatı, özel incelemeler ve yarışmalardan ilk sizin haberiniz olsun.

Sizin gibi ben de spam sevmiyorum...

Paylaşım için çok teşekkür ederim. Beni hemen aşağıdaki ağlarda takip etmeyi unutma :)

Send this to a friend